‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/17410 K.2016/2000

Esas No: 2014/17410 · Karar No: 2016/2000 · Karar Tarihi: 22.02.2016
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Davacı, ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etti; (2) Mahkeme, temyiz itirazının kabulüyle hükmü bozdu ve harcın iadesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.05.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.

Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.

Somut olayda; mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen ilkesi doğrultusunda bilirkişilerden denetime elverişli bir rapor alınarak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde bir hüküm kurulması gerekirken hüküm sonucunda ''3- Davaya konu taşınmazlardan ... Köyü-1323 parsel sayılı taşınmazda mevcut 1 no'lu kargir evin 15.2 m2'lik kısmı ve depo müştemilatı için davalı ... adına, ... Köyü-1400 parsel sayılı taşınmazda mevcut betonarme bina için davalı ... lehine orantı kurulmasına,'' şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 22.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?