‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/12937 K.2012/14291

Esas No: 2012/12937 · Karar No: 2012/14291 · Karar Tarihi: 10.12.2012
Özet: (1) Davacı, davalı taşınmazını tel örgüyle çevirdiği için su arkının kendi parseli üzerinden geçişinin engellendiğini iddia ederek elatmanın önlenmesi ve tel örgülerin kaldırılmasını talep etti; (2) Mahkeme, temyiz edilen hükmün bozulmasına karar vererek davanın reddini ilan etti.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_KARAR_
Dava, su arkına elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.

Davacı ... tapuda adına kayıtlı 131 parsel sayılı taşımazını tel örgü ile çevirdiğinden söz konusu arkın davalı taşınmazı içerisinden geçen bölümünün bakımı yapılamadığını belirterek su arkına vaki müdahalenin önlenmesine ve tel örgülerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmektedir.

Davalı dava konusu su arkının kendi parseli içerisinde kaldığını, davacının taşınmazına müdahalesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Dosya içerisindeki teknik bilirkişi raporuna göre davalının söz konusu arkın kendi taşınmazı olan 131 sayılı parselden geçen kısmı da dahil olmak üzere taşınmazını tel örgüyle çevirdiği ancak davacı taşınmazına herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı yine dosya içerisindeki ziraat bilirkişisi raporuna göre de su arkının davalının 131 sayılı parseli içerisinde kalan kısmının temizlendiği ve suyun akmasına herhangi bir engelin olmadığı anlaşılmaktadır.

Komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi davalarında esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, her ne kadar davalının kendisine ait taşınmazı tel örgülerle çevirerek su arkının kendi taşınmazı üzerinden geçen kısmından davacının yararlanma hakkını kısıtladığı, meydana gelecek tıkanma ve taşmalara müdahale imkanını engellediği ve bu şekilde davacının ekinlerinin zarar görmesinin söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına göre henüz gerçekleşmiş bir zarar mevcut değildir. Henüz gerçekleşmiş bir zarar söz konusu olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken zarar görme ihtimali bulunduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?