‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/4373 K.2010/5259

Esas No: 2010/4373 · Karar No: 2010/5259 · Karar Tarihi: 06.05.2010
Özet: Tapulu taşınmazın harici satışı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin Türk Medeni Kanunu’nun 724. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi; mahkeme, davanın hatalı vasıflandırıldığını belirterek temyiz kararını bozalak, harcın iadesini onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, tapulu taşınmazın haricen satın alınması ve satın alınan yere yapı yapılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, tapulu taşınmazın harici satışına değer tanınamayacağından bahisle dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere hakim bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakalar ve netice-i talepleriyle bağlı olup dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığından anlatılan olaylara uygun yasa hükmünü bulup uygulamak hakimin görevidir. Dava dilekçesindeki anlatıma göre davadaki istem, tapuda kayıtlı bir taşınmazın harici satışı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine değil, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Gerçekten, sözü edilen hüküm uyarınca başkasına ait bir araziye kendisine ait malzemeyle yapı yapan bir kimse iyiniyetli ise ve uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir. Davada dayanılan 02.02.1979 tarihli sözleşme ise bu davada iyiniyetin var olup olmadığı açısından önem kazanır.

Bütün bu nedenlerle mahkemece yapılması gereken iş, davacının talebini yukarıda belirtilen sebeplere uygun değerlendirerek istemi Türk Medeni Kanununun 724. maddesi hükmü çerçevesinde inceleyip değerlendirmek ve sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır.

Davanın vasıflandırılmasında hataya düşülerek, davanın yazılı bazı nedenlerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?