Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11368 K.2008/11961
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 04.04.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadim su arkına yapılan elatmanın giderilmesi istemiyle açılmış, ıslah yoluyla davalılar tarafından kapatılan su arkının açılması isteminde bulunulmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların davacı yanın çapına elatması olmadığı saptandığından elatmanın önlenmesi istemi ile açılan davanın reddine, tarafların ortak sınırında olan su arkının davalılar tarafından açılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.
Davacı, 30 parsel sayılı taşınmazda elbirliği maliklerindendir. Davalılar ise, 50 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarıdır.
Dosyada yer alan kadastro paftasından ve bilirkişi raporundan kadastro çalışmaları sırasında davacının varlığını iddia ettiği su arkının kadastro paftasına işaretlenmediği görülmektedir. Kadim dahi olsa çekişme konusu ark kadastro sırasında oluşturulan paftaya işaretlenip çapa bağlanmadığı ve kadastro paftası mevcut haliyle hukuki durumunu koruduğu sürece su arkına elatmanın önlenmesi istemi ile veya dolaylı yolla su arkına dair davanın dinlenme olanağı yoktur. Hal böyle olunca mahkemece, davacının ıslah yoluyla öne sürdüğü istemin de reddi yerine yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 04.04.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadim su arkına yapılan elatmanın giderilmesi istemiyle açılmış, ıslah yoluyla davalılar tarafından kapatılan su arkının açılması isteminde bulunulmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların davacı yanın çapına elatması olmadığı saptandığından elatmanın önlenmesi istemi ile açılan davanın reddine, tarafların ortak sınırında olan su arkının davalılar tarafından açılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.
Davacı, 30 parsel sayılı taşınmazda elbirliği maliklerindendir. Davalılar ise, 50 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarıdır.
Dosyada yer alan kadastro paftasından ve bilirkişi raporundan kadastro çalışmaları sırasında davacının varlığını iddia ettiği su arkının kadastro paftasına işaretlenmediği görülmektedir. Kadim dahi olsa çekişme konusu ark kadastro sırasında oluşturulan paftaya işaretlenip çapa bağlanmadığı ve kadastro paftası mevcut haliyle hukuki durumunu koruduğu sürece su arkına elatmanın önlenmesi istemi ile veya dolaylı yolla su arkına dair davanın dinlenme olanağı yoktur. Hal böyle olunca mahkemece, davacının ıslah yoluyla öne sürdüğü istemin de reddi yerine yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.