Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/2029 K.2007/2139
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacı tarafından 791 ada 1 parsel taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin kaldırılması talebidir; mahkeme, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, davacının temyiz itirazını kabul etmiş ve kararın bozulmasına, peşin harcın iadesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.3.2006 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 16.2.2000 tarihinde ...'dan satın aldığı 791 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin bayii ... ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca kaldırılmasını istemiş, davalı kendilerinin ilgili icra dosyasında 11.5.2005 tarihinde haczin kaldırılması için talepte bulunduklarını, masrafını da verdiklerini, ancak icra memurunun müzekkereyi noksan yazdığını, bunda kendisinin bir kusurunun bulunmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme konusuz kalan davanın reddine karar vermiş, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava, tapu kütüğündeki haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
I- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
II- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Hüküm tarihinden sonra dahi olsa dava ile elde edilmek istenen sonuca ulaşılmış ve tapu kütüğündeki dava konusu şerh kaldırılmış olduğuna göre konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuken aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ne var ki, Salihli 2. İcra Müdürlüğünün 2004/2273 esas numaralı takip dosyasına davalı vekili tarafından 11.5.2005 tarihinde "taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki haciz kaldırılarak ilgili talimat dosyasına yazı yazılması" konusunda talepte bulunulmuş ve ücreti de ödenmiş ise de, İcra müdür yardımcısının 12.5.2006 tarih ve 2006/110 sayılı yazısından haczin sehven kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu haciz şerhi 2. İcra Müdürlüğünün Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı 15.5.2006 tarihli talimata rağmen dahi kaldırılmamıştır. Dava açıldığı, hatta karar verildiği tarihte dahi şerhin tapuda devam ettiği, ancak dairemizce şerhin terkin edildiği tarihin bildirilmesi için dosyanın mahalline iadesinden sonra davalı vekilinin icra dosyasına 23.1.2007 tarihinde yeniden talepte bulunması ve belgelerin elden takibi sonucunda 24.1.2007 tarihinde şerhin terkin edildiği sabittir. Hal böyle olunca, sadece icra dosyasına haczin kaldırılması için talepte bulunan davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunmak olası değildir. Buna göre mahkemece üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama masrafları ve ücreti vekaletle sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda,
I- bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
II- bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 5.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.3.2006 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 16.2.2000 tarihinde ...'dan satın aldığı 791 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin bayii ... ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca kaldırılmasını istemiş, davalı kendilerinin ilgili icra dosyasında 11.5.2005 tarihinde haczin kaldırılması için talepte bulunduklarını, masrafını da verdiklerini, ancak icra memurunun müzekkereyi noksan yazdığını, bunda kendisinin bir kusurunun bulunmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme konusuz kalan davanın reddine karar vermiş, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava, tapu kütüğündeki haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
I- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
II- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Hüküm tarihinden sonra dahi olsa dava ile elde edilmek istenen sonuca ulaşılmış ve tapu kütüğündeki dava konusu şerh kaldırılmış olduğuna göre konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuken aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ne var ki, Salihli 2. İcra Müdürlüğünün 2004/2273 esas numaralı takip dosyasına davalı vekili tarafından 11.5.2005 tarihinde "taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki haciz kaldırılarak ilgili talimat dosyasına yazı yazılması" konusunda talepte bulunulmuş ve ücreti de ödenmiş ise de, İcra müdür yardımcısının 12.5.2006 tarih ve 2006/110 sayılı yazısından haczin sehven kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu haciz şerhi 2. İcra Müdürlüğünün Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı 15.5.2006 tarihli talimata rağmen dahi kaldırılmamıştır. Dava açıldığı, hatta karar verildiği tarihte dahi şerhin tapuda devam ettiği, ancak dairemizce şerhin terkin edildiği tarihin bildirilmesi için dosyanın mahalline iadesinden sonra davalı vekilinin icra dosyasına 23.1.2007 tarihinde yeniden talepte bulunması ve belgelerin elden takibi sonucunda 24.1.2007 tarihinde şerhin terkin edildiği sabittir. Hal böyle olunca, sadece icra dosyasına haczin kaldırılması için talepte bulunan davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunmak olası değildir. Buna göre mahkemece üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama masrafları ve ücreti vekaletle sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda,
I- bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
II- bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 5.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.