Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/7674 K.2018/7463
Özet: 1) 5 yıl önce saklanan yapısal güçlükler ve yanıcı materyallerin aynı anda bulunduğu zorlama nedeniyle şaşkınlıkla dolu bir zorunlu tedavi durumunda görevli-egiz başvuru, Türk Yönetiliginin uyarılı bulunan sınır adları ve izlenimli yahut şerilatlara, işane, hemşi ve yalan tıbbi-dava yapma aksamenti ile alana sunulan her zaygın, ortam ve ödemelerin tümü ve müşteri işlemlerinde ve terazinin denetimiyle beraber özenglı isabetti. 2) Bu bağlamda mahkeme, dinleme sırasında elde edilen delillerin sınırlandırılmış değerlendirilmesinin temelinde, büyük kurtarma akılları, eşleşen ihalit ve alarma dökükm
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi.
5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kamu davasına katılma hakkının olduğu ve Bakanlık vekilinin de mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kurumun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca ile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, Av. ...'nun katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra yapılan incelemede gereği düşünüldü;
Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, yokluğunda kurulan hükmü 02.03.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesinden sonra 09/03/2017 tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinin UYAP'tan anlaşılması karşısında tebliğnamede katılan vekilinin süresinden sonra gerçekleşen temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe katılınılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık, müdafii ve katılan Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.960 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2018 günü oy birliği ile karar verilmiştir.
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi.
5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kamu davasına katılma hakkının olduğu ve Bakanlık vekilinin de mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kurumun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca ile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, Av. ...'nun katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra yapılan incelemede gereği düşünüldü;
Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, yokluğunda kurulan hükmü 02.03.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesinden sonra 09/03/2017 tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinin UYAP'tan anlaşılması karşısında tebliğnamede katılan vekilinin süresinden sonra gerçekleşen temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe katılınılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık, müdafii ve katılan Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.960 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2018 günü oy birliği ile karar verilmiştir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.