Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/992 K.2018/4619
Özet: Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun hükmü, 5237 sayılı TCK 234/3. maddesi çerçevesinde velinin velayet hakkını korumaktadır; ancak sanığın eylemi yasal sınırlar içinde bulunduğu ve 6sayılı Kand. 66/1‑e ile belirlenen 8 yıllık zamanaşımında değerlendirildiğinde, 26.06.2018 tarihli kararla, sanık hakkında açılan kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürülünü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Eylem çocuğun kaçırılması ve alıkonulması kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesi
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 234/3. maddesinde yer alan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda korunan hukuki yararın velinin aile hukukundan kaynaklanan velâyet hakkı olduğu ve şikayet hakkının da mağdurenin annesi... ile babası...'a ait olup adı geçenlerden ...'ın suç tarihinden önce öldüğü,...'in ise 21.10.2009 tarihli kolluk beyanında şikayetçi olduğunu ifade etmesi karşısında, sanığın eylemi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturmakla birlikte anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 22.03.2010 tarihinden inceleme gününe kadar zamanaşımını kesen başka bir neden olmaksızın anılan sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 1412 sayılı CMUK'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Eylem çocuğun kaçırılması ve alıkonulması kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesi
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 234/3. maddesinde yer alan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda korunan hukuki yararın velinin aile hukukundan kaynaklanan velâyet hakkı olduğu ve şikayet hakkının da mağdurenin annesi... ile babası...'a ait olup adı geçenlerden ...'ın suç tarihinden önce öldüğü,...'in ise 21.10.2009 tarihli kolluk beyanında şikayetçi olduğunu ifade etmesi karşısında, sanığın eylemi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturmakla birlikte anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 22.03.2010 tarihinden inceleme gününe kadar zamanaşımını kesen başka bir neden olmaksızın anılan sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 1412 sayılı CMUK'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.