Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/5537 K.2016/7051
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum edilmesinin hukuka uygunluğuydu. Mahkeme, bu suçlamaların kanuna aykırı olduğunu belirterek 14. Ceza Dairesi kararını bozdu ve sanığın hürriyetini kısıtlayan eylemin olmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle re'sen de temyize tabi hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın, olay günü mağdurenin evine giderek başka bir yere götürmeksizin tuvalette nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2, 3-d maddesi uyarınca nitelikli cinsel saldırı suçu yanında ayrıca 109/1, 109/3-a ve 109/5. maddeleri uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkânının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece 5237 sayılı TCK’nın 102/2. maddesi kapsamındaki nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle re'sen de temyize tabi hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın, olay günü mağdurenin evine giderek başka bir yere götürmeksizin tuvalette nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2, 3-d maddesi uyarınca nitelikli cinsel saldırı suçu yanında ayrıca 109/1, 109/3-a ve 109/5. maddeleri uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkânının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece 5237 sayılı TCK’nın 102/2. maddesi kapsamındaki nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.