‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/2895 K.2020/1933

Esas No: 2016/2895 · Karar No: 2020/1933 · Karar Tarihi: 11.03.2020
Özet: Uyuşturma: Sanığın çocuğa cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından davalı tarafından ileri sürülen suçlamalara ilişkin yargıtay denetimine açık ve gerekçeli bir mahkeme kararının yeniden gözden geçirilmesi. Mahkeme, kendisi herhangi bir gerekçelendirme içermeyen, çelişkili hükümler nedeniyle kararın iptalini ve 5320 sayılı Kanun uyarınca davanın bozulmasını, sanığın suçlarından mahkum edilmesini hükme bağlamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜM: Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulup bu kapsamda düzenlenen iddianamede TCK’nın 43. maddesinin de tatbiki talep edildiği halde niçin uygulanmadığının gerekçede gösterilmemesi suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Çocuğun cinsel istismar suçundan hüküm kurulurken kararın hüküm kısmında, “sanığın yargılamayı kolaylaştıran bir eyleminin bulunmaması, mahkememizce samimi pişmanlığının gözlemlenmemesi hususları nazara alınarak bir daha suç işlemeyeceği kanaati mahkememizde oluşmadığından 5237 TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına mahal bulunmadığına" denilmesine rağmen, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde “yargılama sürecindeki duruşma düzen ve disiplinine uygun iyi hal ve davranışları” şeklindeki gerekçeyle aynı Kanunun 62. maddesinin tatbikinin ardından devamında “bir daha suç işlemeyeceği kanaati mahkememizde oluşmadığından TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına mahal bulunmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerde çelişkiye yol açılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?