Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/8988 K.2016/1897
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 25 Aralık 2004 tarihli reşit olmayan mağdur ile rızalı cinsi münasebette bulunma suçunun 765/416 TCK hükümleriyle öngörülen cezanın üst sınırı belirlendikten sonra, 7 yıl 6 aylık zamanı begrün ve hakuklarının zamanaşımı süresi içinde dolduğu gerekçesiyle hükmün 1412/321 CMK uyarınca BOZULMASINI ve 322/1, 5271/223/8 CMK hükümleriyle davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNİ 29 Şubat 2016’da oybirliğiyle kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasabette bulunma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAMEDEKİDÜŞÜNCE: Onama İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK'nın 416/son maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu ve suç tarihi olan 25.12.2004'ten, inceleme gününe kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının denetim süresi içerisinde geçen süreler hariç, bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAMEDEKİDÜŞÜNCE: Onama İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK'nın 416/son maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu ve suç tarihi olan 25.12.2004'ten, inceleme gününe kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının denetim süresi içerisinde geçen süreler hariç, bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.