Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/1308 K.2014/3976
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından şantaj suçu dahil olmak üzere çeşitli suçlardan mahkum edilip edilmediğiyle ilgilidir. Mahkeme, yazım hatasını düzeltmiş, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını kabul etmiş, şantaj suçundan kurulan hüküm için eksik ceza tayini ve usul hatalarını tespit ederek kararları bozmuş ve sanıkların hürriyetinden yoksun kılma suçundaki iştirakini doğrudan fail olarak tanıyarak yeni cezai yaptırımlar getirmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kişisel verilerin kaydedilmesi
HÜKÜM: Sanıkların nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ve sanık ...'in ayrıca şantaj suçundan mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cinsel saldırı suçundan hüküm kurulurken TCK.nın 102/3.d maddesi yerine, 103/3.d maddesinin yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık ...'in, olay tarihinde mağdurenin vücuduna bir cisim sokup bir süre sonra da cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmesi karşısında; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdureye karşı aynı suçun birden fazla işlemesi nedeniyle, hakkında TCK.nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve özel hayatın gizliliğini ihlal ayrıca sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurenin, sanıklar tarafından arabaya bindirilip, sanık ...'in evine götürülmesi olayında baştan itibaren ortak hakimiyet ve birliktelik sağlandığı, bu itibarla sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna TCK.nın 37. maddesi kapsamında doğrudan fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden, hakkında aynı Kanunun 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi, o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 28.01.2013 tarihli iddianamede şantaj suçundan usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı ve bu eksikliğin ancak kamu davası açılmak suretiyle giderilebileceği, kabul yönünden de TCK.nın 134. maddesindeki suçun oluştuğu olayda şantaja yönelik ifade, söz ve eylemde bulunulmadığı gözetilmeden, sanığa ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurularak CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kişisel verilerin kaydedilmesi
HÜKÜM: Sanıkların nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ve sanık ...'in ayrıca şantaj suçundan mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cinsel saldırı suçundan hüküm kurulurken TCK.nın 102/3.d maddesi yerine, 103/3.d maddesinin yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık ...'in, olay tarihinde mağdurenin vücuduna bir cisim sokup bir süre sonra da cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmesi karşısında; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdureye karşı aynı suçun birden fazla işlemesi nedeniyle, hakkında TCK.nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve özel hayatın gizliliğini ihlal ayrıca sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurenin, sanıklar tarafından arabaya bindirilip, sanık ...'in evine götürülmesi olayında baştan itibaren ortak hakimiyet ve birliktelik sağlandığı, bu itibarla sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna TCK.nın 37. maddesi kapsamında doğrudan fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden, hakkında aynı Kanunun 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi, o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 28.01.2013 tarihli iddianamede şantaj suçundan usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı ve bu eksikliğin ancak kamu davası açılmak suretiyle giderilebileceği, kabul yönünden de TCK.nın 134. maddesindeki suçun oluştuğu olayda şantaja yönelik ifade, söz ve eylemde bulunulmadığı gözetilmeden, sanığa ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurularak CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.