Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/115 K.2014/3710
Özet: Basit cinsel saldırıdaki dört eylemden beraat edilen sanık, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle 7 yıl 6 aylık mahkûmiyet cezasına çarptırıldı, ancak 5237 ve 5320 sayılı kanunların süre sınırları nedeniyle, belgenin 1 Haziran 2005 tarihinden önceki olayları kapsaması sonucunda mahkeme 20 Mart 2014 tarihli oybirliği kararla kararını bozdu ve davaları zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Basit cinsel saldırı (4 kez)
HÜKÜM: ... ve ..a yönelik eylemlerinden beraat;... ve ...'a yönelik eylemlerinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianame anlatımı ve dosya kapsamına göre sanığa isnat olunan suçların 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen eylemi oluşturup cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihlerinin 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce olup inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Basit cinsel saldırı (4 kez)
HÜKÜM: ... ve ..a yönelik eylemlerinden beraat;... ve ...'a yönelik eylemlerinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianame anlatımı ve dosya kapsamına göre sanığa isnat olunan suçların 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen eylemi oluşturup cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihlerinin 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce olup inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.