Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/3341 K.2012/6798
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarından dolayı açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle geçerliliğinin sorgulanmasıdır; Mahkeme, 16 05 2004 tarihli suçlar için zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, ilgili kararları bozmak yerine, sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarından açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesini kararlaştırmıştır.
Sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarından sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden sanık ... yönünden bozma üzerine verilen sanık ... hakkında 30.11.2006 gün ve 2004/489 Esas, 2006/795 Karar sayılı hükümle, sanık ... hakkında 02.03.2010 gün ve 2010/17 Esas, 2010/101 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı ... Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, sanık ... tarafından temyiz edilen 30.11.2006 tarihli kararda ise temyiz süresinin başlangıcı ile başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık ...’in söz konusu kararın kendisine usulüne uygun tefhim biçimini içerir şekilde 2. kez 22.09.2010 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip verdiği 24.09.2010 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu kabul edilip, sanık ... yönünden de işin esasına yönelik inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarının 765 sayılı TCK.nın 421/2 ve 456/4. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 16.05.2004 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... haklarında sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, sanık ... tarafından temyiz edilen 30.11.2006 tarihli kararda ise temyiz süresinin başlangıcı ile başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık ...’in söz konusu kararın kendisine usulüne uygun tefhim biçimini içerir şekilde 2. kez 22.09.2010 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip verdiği 24.09.2010 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu kabul edilip, sanık ... yönünden de işin esasına yönelik inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarının 765 sayılı TCK.nın 421/2 ve 456/4. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 16.05.2004 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... haklarında sarkıntılık ve basit müessir fiil suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.