Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/3246 K.2012/6782
Özet: Mahkeme, sanığın reşit olmayan mağdurla rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun kabulü ve 01.08.2004 tarihli eylemin 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tabi olması nedeniyle 2010/148 ve 2010/219 kararının BOZULMASINA, ancak dava yeniden yargılanmayacağı ve aynı zamanda 14.06.2012’de oybirliğiyle dile getirilen zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE karar verdi.
Irza geçme suçundan sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetine dair ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.07.2010 gün ve 2010/148 Esas, 2010/219 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı ... Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen eylemin temas ettiği reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsi münasebette bulunma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 01.08.2004'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen eylemin temas ettiği reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsi münasebette bulunma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 01.08.2004'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.