Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/11437 K.2012/9407
Cinsel taciz ve tehdit suçlarından sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Ceylanpınar Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 07.06.2011 gün ve 2010/46 Esas, 2011/139 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin 27.04.2010 tarihli oturumda “...... Caddesi girişinde arkamdan gelerek sırtıma temas etti, bu benim için bir tacizdir, hocam hocam diyerek arkadan gelip eliyle beni tutarak taciz etti...” şeklindeki beyanı karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçu niteliğinde olup olmadığının tayin ve takdiri gerekeceğinden irtibat nedeniyle diğer suç ile birlikte davaya bakma, bu konudaki kanıtların değerlendirilmesi ile suç vasfının belirlenmesi görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak, 5235 sayılı Kanunun 11, CMK.nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mağdurenin 27.04.2010 tarihli oturumda “...... Caddesi girişinde arkamdan gelerek sırtıma temas etti, bu benim için bir tacizdir, hocam hocam diyerek arkadan gelip eliyle beni tutarak taciz etti...” şeklindeki beyanı karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçu niteliğinde olup olmadığının tayin ve takdiri gerekeceğinden irtibat nedeniyle diğer suç ile birlikte davaya bakma, bu konudaki kanıtların değerlendirilmesi ile suç vasfının belirlenmesi görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak, 5235 sayılı Kanunun 11, CMK.nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.