Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/10164 K.2012/7069
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın mesken masuniyetinin ihlali suçundan dolayı verilen 23.12.2010 tarihli Lapseki Asliye Ceza Mahkemesi kararıdır; mahkeme, bu kararın temyiz süresi içinde sunulmuş olmasına rağmen Yargıtay tarafından incelenmesi talebini reddetmiştir. Mahkeme, cezanın 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek kararı bozmuş ve sanığın hakkında açılan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Mesken masuniyetinin ihlali suçundan sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Lapseki Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2010 gün ve 2010/94 Esas, 2010/154 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 28.04.2009 tarih ve 27/109 sayılı kararında açıklandığı gibi, Üst Cumhuriyet Savcılarının mülhakat asliye ceza mahkemesi kararlarına yönelik temyiz sürelerinin, CMUK.nın 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle saptanması gerektiğinden “tefhim tarihinden itibaren 30 gün olduğu ve somut olayda 23.12.2010 tarihli hükmü Çanakkale Cumhuriyet Savcısının 05.01.2011 havale tarihli dilekçe ile süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyizin süresinden sonra yapıldığından bahisle ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenilen mesken masuniyetinin ihlali suçunun 765 sayılı TCK.nın 193/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 30.11.2004’ten itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 28.04.2009 tarih ve 27/109 sayılı kararında açıklandığı gibi, Üst Cumhuriyet Savcılarının mülhakat asliye ceza mahkemesi kararlarına yönelik temyiz sürelerinin, CMUK.nın 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle saptanması gerektiğinden “tefhim tarihinden itibaren 30 gün olduğu ve somut olayda 23.12.2010 tarihli hükmü Çanakkale Cumhuriyet Savcısının 05.01.2011 havale tarihli dilekçe ile süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyizin süresinden sonra yapıldığından bahisle ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenilen mesken masuniyetinin ihlali suçunun 765 sayılı TCK.nın 193/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 30.11.2004’ten itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.