Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/6658 K.2012/11637
Özet: Uyuşmazlık, sanığın reşit olmayan bir mağduru rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve irza geçme suçlarından dolayı açılan kamu davalarıdır; mahkeme, 20.05.2001 tarihli kaçırma suçu için zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek bu suçun bozulmasına karar verirken, irza geçme suçundan kurulan hükmün usul ve kanuna uygun olduğunu kabul eder. Mahkeme, kaçırma suçunun zamanaşımına uğradığını belirterek ilgili kararı bozmakta, ancak irza geçme suçu için verilen hükmü onaylamaktadır.
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'un mağdureyle resmi evlenmesi nedeniyle, 765 sayılı TCK.nın 434/1. maddesi uyarınca ertelenen kamu davasının vâki boşanma nedeniyle yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.04.2008 gün ve 2005/40 Esas, 2008/36 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa atılı reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçunun, 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 20.05.2001 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçundan açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa atılı reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçunun, 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 20.05.2001 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçundan açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.