Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/5038 K.2012/1755
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, ırza geçme eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek davanın düşmesine dair Kozan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2007 gün ve 2007/231 Esas, 2007/178 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma niteliğinde görülen eylemlerin temas ettiği 765 sayılı TCK.nın 416/3 ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 2000 yılı Kasım ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma niteliğinde görülen eylemlerin temas ettiği 765 sayılı TCK.nın 416/3 ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 2000 yılı Kasım ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.