Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/2809 K.2011/4035
Özet: Karadeniz Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına göre sanık reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraat etmiş, diğeri ise mahkum edilmiş; ancak her iki suçun da kanunda öngörülen ceza üst sınırının 7 yıl 6 ay sınırlamasıyla birlikte 2000‑2006 döneminde zamanaşımı süresi tamamlandığından, Yargıtay kararını bozmuş ve ilgili davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiş.
Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, diğer atılı suçtan ise mahkûmiyetine dair (Karadeniz) Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.02.2006 gün ve 2005/1042 Esas, 2006/235 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan suçların kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibariyle 765 sayılı ... nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 2000 yılı Mart ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı ... nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Sanığa isnat olunan suçların kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibariyle 765 sayılı ... nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 2000 yılı Mart ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı ... nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.