Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/2779 K.2012/2622
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 30.09.2005 ve 20.08.2005 tarihlerinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat veya mahkûmiyet kararlarının temyiz incelenmesiyle ilgilidir; Mahkeme, 30.09.2005 tarihli eylemin beraat hükmünü ve 20.08.2005 tarihli eylemin mahkûmiyetini kanuna uygun bulup onaylayarak, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde kararın bozulmasına karar vermiştir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'nin yapılan yargılaması sonunda; sanığın 30.09.2005 tarihli eyleminden beraatine, 20.08.2005 tarihli eyleminden de mahkûmiyetine dair Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2006 gün ve 2005/510 Esas, 2006/300 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 30.09.2005 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanığın 20.08.2005 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Kayden 03.09.1990 doğumlu mağdurenin, 16.06.1994 tarihinde nüfusa tescil edildiği ve hazırlık aşamasında sanıkla rızasıyla kaçtığını ve şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, suçun unsurlarına ve niteliğine etkisi bakımından mağdurenin, hastane doğumlu olup olmadığının araştırılması, hastanede doğmadığının anlaşılması durumunda yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilip içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bir sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan görüş sorulmak suretiyle mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın mağdureyi, mağdurenin annesi ...'nin 21.08.2005 tarihinde Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyetçi olduğunu öğrenmesinden sonra serbest bıraktığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nın 110. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden hükmolunan cezasından yazılı şekilde indirim yapılması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın 30.09.2005 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanığın 20.08.2005 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Kayden 03.09.1990 doğumlu mağdurenin, 16.06.1994 tarihinde nüfusa tescil edildiği ve hazırlık aşamasında sanıkla rızasıyla kaçtığını ve şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, suçun unsurlarına ve niteliğine etkisi bakımından mağdurenin, hastane doğumlu olup olmadığının araştırılması, hastanede doğmadığının anlaşılması durumunda yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilip içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bir sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan görüş sorulmak suretiyle mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın mağdureyi, mağdurenin annesi ...'nin 21.08.2005 tarihinde Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyetçi olduğunu öğrenmesinden sonra serbest bıraktığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nın 110. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden hükmolunan cezasından yazılı şekilde indirim yapılması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.