Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/2517 K.2012/621
Özet: İlke bakımından 14. Ceza Dairesi, ırk ve namusa tasaddide bulunma suçu nedeniyle yapılan 26.06.2006 tarihli mahkûmiyet kararının zamanaşımı süresinin bekaklıklıkta bittiğini belirterek, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca hükmü bozmuş, davayı zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
KARAR
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2006 gün ve 2005/749 Esas, 2006/384 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine dair 26.6.2006 tarihli hükümden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle kurulan hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2006 gün ve 2005/749 Esas, 2006/384 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine dair 26.6.2006 tarihli hükümden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle kurulan hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.