Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/22931 K.2013/2378
Özet: Bozulan 14. Ceza Dairesi 2011/22931 E. 2013/2378 K. kararı, irza geçmeye teşebbüs suçundan sanığın cezai yaptırımının Ordu Ağır Ceza Mahkemesi kararının hukuki gerekliliğiyle gözden geçirilerek, 7 yıl 6 aylı süreyle zamanaşımının gerçekleştiği tespit edilmesi sonucu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğname ile incelendiğinde, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca CMUK 321. maddeye göre BOZULÜVERİLDİVE, 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereği sanığa açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMİŞTİR.
Irza geçmeye teşebbüs suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Ordu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.12.2009 gün ve 2009/182 Esas, 2009/205 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın zamanaşımı yönünden lehine olan ırz ve namusa tasaddide bulunma niteliğindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, 11.09.2003 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın zamanaşımı yönünden lehine olan ırz ve namusa tasaddide bulunma niteliğindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, 11.09.2003 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.