Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/21826 K.2013/10597
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın çocuk basit cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi ve 18 yaşını tamamlamamış mağdurun eyleminin yanlış sınıflandırılmasıdır. (2) Mahkeme, 5237 sayılı TC Kanunu’nun ilgili maddelerine göre hatalı hükmü bozarak yeni karar vererek sanığın cezasının iptal edilmesine karar verdi.
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ... Uluışık'ın yapılan yargılaması sonunda; basit cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair .... Çocuk Mahkemesinden verilen 17.03.2010 gün ve 2009/292 Esas, 2010/161 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdureye zorunlu vekil tayin edilmemesi, inceleme tarihinde mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nedeniyle telafisi mümkün bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanığın, 17.07.1992 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan katılan mağdurenin kolundan ve saçından tutarak kendine çekmek ve öpmeye çalışmak şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinde yer alan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek 18 yaşını tamamlamış kişilere yönelik olarak düzenlenen 5237 sayılı Kanunun 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdureye zorunlu vekil tayin edilmemesi, inceleme tarihinde mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nedeniyle telafisi mümkün bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanığın, 17.07.1992 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan katılan mağdurenin kolundan ve saçından tutarak kendine çekmek ve öpmeye çalışmak şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinde yer alan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek 18 yaşını tamamlamış kişilere yönelik olarak düzenlenen 5237 sayılı Kanunun 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.