Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/20811 K.2012/5720
Özet: Pervari Sulh Ceza Mahkemesi kararını, aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yapma suçunun cezasının 7 yıl 6 ay zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştiğini, dava süresinin dolduğunu belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini, ardından Yargıtay’ın 22.05.2012’de oybirliğiyle karar vererek bu hükümlerin zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE karar vermesini kabul etti.
Aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yapma, yaptırma suçlarından sanıklar ..., ... ve ......'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar .... ve ......'ın dinsel törenini yaptırma, sanık .....'in de dinsel töreni yapma suçundan mahkûmiyetlerine dair Pervari Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2007 gün ve 2006/16 Esas, 2007/17 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar .... ve ... müdafii ile Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yapma, yaptırma suçlarına ilişkin 765 sayılı TCK.nın 237/2 ve 4. madde ve fıkralarında öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine tâbi olduğu, suç tarihi olan 01.04.2004'den inceleme gününe kadar bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanıklara isnat olunan aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yapma, yaptırma suçlarına ilişkin 765 sayılı TCK.nın 237/2 ve 4. madde ve fıkralarında öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine tâbi olduğu, suç tarihi olan 01.04.2004'den inceleme gününe kadar bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.