‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/20311 K.2013/8849

Esas No: 2011/20311 · Karar No: 2013/8849 · Karar Tarihi: 10.09.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçlarından verilen kararların temyiz edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, bu temyiz taleplerini değerlendirerek yalnızca belirli hükümlere ilişkin inceleme yapmaya karar verdi. Sonuç olarak, Yargıtay 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar vererek ilgili kararları bozdu ve yeniden değerlendirmeye yöneltti.
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ..., kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ... ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'un yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar Sultan ve Haydar'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, sanıklar Kıfayet ve Haydar'ın ise değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.11.2009 gün ve 2007/147 Esas, 2009/382 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar Haydar ve Kıfayet hakkında, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan dolayı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olması nedeniyle CMK.nın 264. maddesi hükmü gözetilerek katılanlar vekillerinin temyiz dilekçesinin itiraz olarak değerlendirilip mahallinde merciince bu hususta karar verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin yalnızca katılanlar vekillerinin sanıklar Haydar ve Sultan hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Resmî bir kurumda doğup doğmadığı dosya kapsamından anlaşılmayan mağdurenin kayden 17.02.1993 doğumlu olup suç tarihinde 14 yıl 2 aylık olması, nüfusa 20.04.1995 tarihinde tescil edilmesi ve annesi katılan ...'ün 05.12.2007 tarihli celsede mağdurenin nüfus kaydının doğru olduğu şeklindeki beyanı karşısında suç niteliğine etkisi nazara alınarak öncelikle resmi bir kurumda doğup doğmadığının araştırılıp, doğmadığının tespit edilmesi halinde mağdurenin yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanması ve CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca yaş tashihi yapılmasından sonra suç niteliğinin ve sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, oluşumunda radyoloji uzmanı bulunmayan yetersiz sağlık kurulu raporuna istinaden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?