Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/15663 K.2013/11563
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan mahkumiyetlerinin Yargıtayca incelenmesi talebine dayanıyor; mahkeme, bu eylemlerin ceza miktarı açısından etkili olmadığını ve pişmanlık ile indirim maddelerinin eksik yazımının tamamlanabilir bir hata olduğunu kabul ederek kararını bozmadı. Sonuç olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararına dayanarak mahkeme, sanıkların temyiz itirazlarını kabul etti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına gerek olmadığını belirterek 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar bozma kararı verdi.
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanıklar ..., ... ve ...’un yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Doğanhisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.09.2010 gün ve 2010/42 Esas, 2010/96 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece oluşa uygun şekilde sanıkların eylemlerinin cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK.nın 109/1 daha sonra 109/2. maddeleri tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık maddesi olan TCK.nın 110. ile takdiri indirim maddesi olan TCK.nın 62. maddelerinin yazılmaması mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda mağdurun dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer şartlar da tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken mağdurun zararının giderilmemesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece oluşa uygun şekilde sanıkların eylemlerinin cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK.nın 109/1 daha sonra 109/2. maddeleri tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık maddesi olan TCK.nın 110. ile takdiri indirim maddesi olan TCK.nın 62. maddelerinin yazılmaması mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda mağdurun dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer şartlar da tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken mağdurun zararının giderilmemesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.