Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/13183 K.2013/3616
Özet: Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 09.07.2009 tarihli 2009/285 ve 2009/213 kararlarıyla sanık ...'in müstehcenliğe ilişkin 765/426(1) maddesi cezasını 7 yıl 6 ay olarak belirledi, 5237/7/2, 5320/8/1, 321/CMUK maddeleriyle bozulmuş ancak zamanaşımı sebebiyle 12.07.2011 tarihinde 233 sayılı kararla dava düşmüş, ardından dosya İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
Müstehcenlik suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.07.2009 gün ve 2009/285 Esas, 2009/213 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen müstehcenlik suçunun 765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan Ekim 2002'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 gün ve 233 sayılı Kararı ile Beyoğlu Adliyesi kapatıldığından, dosyanın yargı çevresinin bağlandığı İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Sanığa yüklenen müstehcenlik suçunun 765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan Ekim 2002'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 gün ve 233 sayılı Kararı ile Beyoğlu Adliyesi kapatıldığından, dosyanın yargı çevresinin bağlandığı İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.