Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/10867 K.2013/4731
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …'ın beraatına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından incelenmesiyle ilgiliydi; mahkeme, sanığın beraat kararını 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine göre bozulmasına karar vererek, 18.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla kararı bozdu.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.06.2009 gün ve 2009/174 Esas, 2009/223 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, bunu doğrulayan tanık ..., katılanlar ... ile tüm dosya kapsamına göre; olay günü mağdure ile tanık ...'in evlerine gitmek için yolda yürüdükleri sırada, sanığın buraya gelerek mağdureyi saçından tutmak ve tokatla darp etmek suretiyle eve götürdüğü, daha sonra aile büyüklerinin araya girmesi nedeni ile sanıkla mağdurenin gayriresmi olarak evlendikleri, bunun sonucunda da sanığın 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan mağdureyle rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/2, 109/3-f, 109/5, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ise aynı Kanunun 104/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
-2-
KARŞI OY:
Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2009 gün ve 2009/174-223 sayılı sanığın beraatine ilişkin kararla ilgili olarak,
Şikâyetçi ...'ın polisteki 02.10.2008 tarihli ifadesinde sanığın sadece kızını kaçırdığından bahsetmesi ve 06.12.2008 tarihli yine polisteki ifadesinde, kızı ...'nin ertesi gün akşam saat 22.30'da eve geldiğini, başına kötü bir şey gelmeyip, okuldaki başarısızlık nedeniyle çektiği sıkıntıdan dolayı geceyi bir arkadaşının yanında geçirmesi nedeniyle şüpheli suçsuz olduğundan, davacı ve şikâyetçi olmadığını ifade edip, duruşmadaki 25.06.2009 tarihli beyanında da sadece kızının zorla kaçırılıp tutulduğunu ve tehdit edildiğinden bahsetmesi, mağdure ...'ın babasının şikâyeti nedeniyle evrak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiğinde Cumhuriyet Savcısının talimatı üzerine poliste vekil huzurunda verdiği 23.12.2008 tarihli ifadede, ...'dan hürriyetini kısıtladığından ve darp edip tehdit ettiğinden dolayı şikâyetçi olup, dosya içerisinde mağdurenin gerek fiziki ve gerekse jinekoloğ muayenesine ilişkin hiçbir doktor raporunun mevcut olmaması karşısında kendisiyle zorla ilişkiye girilen 16 yaşındaki mağdurenin kendiliğinden resmi merciilere müracaatının olmaması ve ikinci olarak 25.06.2009 tarihinde mahkemece duruşmaya çağrıldığında, 6 aylık süreden sonra zorla ırzına geçtiğinden dolayı şikâyetçi olduğunu bildirmesi ve keza mağdure müdafiin yine süre geçtikten sonra 25.06.2009 havale tarihli katılma dilekçesi vermesi, böylece cinsel ilişki ile ilgili olarak süresi içinde şikâyetçi olunduğuna ilişkin bir belgenin dosya içinde bulunmaması, tanık ... ifadesinde yolda ...'yle yürürken telefonu çalınca görüştükten sonra bana erkek arkadaşım ... yanımıza geliyor diye beyanda bulunmuşken, mağdure ...'nin ifadelerinde sanığın yolunu kesip karşısına çıktığından bahsetmesi, şikâyetçi... sadece kızının zorla kaçırıldığından bahsederken mağderenin zorla kaçırılıp ırzına geçirildiğinden söz edilmesi şeklindeki şikâyetçi mağdure ve tanık ...'in ifadeleri arasındaki çelişkiler, gündüzleyin herkesin gelip geçtiği bir sokaktan mağdurenin saçlarından sürüklenerek ve yanında tanık ... olduğu halde götürülürken olay yerinden geçen ve sanığa müdahele etmeye çalışan kişilere karşın sanığın küfredip darp etmesi üzerine başkalarının müdahale edemediğine ve biraz sonra sanığın kendi evinden mağdereyi aynı şekilde zorla arabaya bindirerek mahalladen götürmesi ve ayrıca tanık ...'ın poliste ve mahkemedeki ifadelerinde ...'nin sanık ...'le giderken yanında bulunan telefonu yeğeni ... verdiğine ilişkin beyana göre, zorla götürülen mağdurenin telefonunu başkasına vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında sanığın her iki suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından sanık hakkında her iki suçtan verilen beraat kararı isabetli ve dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşmekte, iken reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından mahkûmiyeti gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. 18.04.2013
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, bunu doğrulayan tanık ..., katılanlar ... ile tüm dosya kapsamına göre; olay günü mağdure ile tanık ...'in evlerine gitmek için yolda yürüdükleri sırada, sanığın buraya gelerek mağdureyi saçından tutmak ve tokatla darp etmek suretiyle eve götürdüğü, daha sonra aile büyüklerinin araya girmesi nedeni ile sanıkla mağdurenin gayriresmi olarak evlendikleri, bunun sonucunda da sanığın 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan mağdureyle rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/2, 109/3-f, 109/5, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ise aynı Kanunun 104/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
-2-
KARŞI OY:
Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2009 gün ve 2009/174-223 sayılı sanığın beraatine ilişkin kararla ilgili olarak,
Şikâyetçi ...'ın polisteki 02.10.2008 tarihli ifadesinde sanığın sadece kızını kaçırdığından bahsetmesi ve 06.12.2008 tarihli yine polisteki ifadesinde, kızı ...'nin ertesi gün akşam saat 22.30'da eve geldiğini, başına kötü bir şey gelmeyip, okuldaki başarısızlık nedeniyle çektiği sıkıntıdan dolayı geceyi bir arkadaşının yanında geçirmesi nedeniyle şüpheli suçsuz olduğundan, davacı ve şikâyetçi olmadığını ifade edip, duruşmadaki 25.06.2009 tarihli beyanında da sadece kızının zorla kaçırılıp tutulduğunu ve tehdit edildiğinden bahsetmesi, mağdure ...'ın babasının şikâyeti nedeniyle evrak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiğinde Cumhuriyet Savcısının talimatı üzerine poliste vekil huzurunda verdiği 23.12.2008 tarihli ifadede, ...'dan hürriyetini kısıtladığından ve darp edip tehdit ettiğinden dolayı şikâyetçi olup, dosya içerisinde mağdurenin gerek fiziki ve gerekse jinekoloğ muayenesine ilişkin hiçbir doktor raporunun mevcut olmaması karşısında kendisiyle zorla ilişkiye girilen 16 yaşındaki mağdurenin kendiliğinden resmi merciilere müracaatının olmaması ve ikinci olarak 25.06.2009 tarihinde mahkemece duruşmaya çağrıldığında, 6 aylık süreden sonra zorla ırzına geçtiğinden dolayı şikâyetçi olduğunu bildirmesi ve keza mağdure müdafiin yine süre geçtikten sonra 25.06.2009 havale tarihli katılma dilekçesi vermesi, böylece cinsel ilişki ile ilgili olarak süresi içinde şikâyetçi olunduğuna ilişkin bir belgenin dosya içinde bulunmaması, tanık ... ifadesinde yolda ...'yle yürürken telefonu çalınca görüştükten sonra bana erkek arkadaşım ... yanımıza geliyor diye beyanda bulunmuşken, mağdure ...'nin ifadelerinde sanığın yolunu kesip karşısına çıktığından bahsetmesi, şikâyetçi... sadece kızının zorla kaçırıldığından bahsederken mağderenin zorla kaçırılıp ırzına geçirildiğinden söz edilmesi şeklindeki şikâyetçi mağdure ve tanık ...'in ifadeleri arasındaki çelişkiler, gündüzleyin herkesin gelip geçtiği bir sokaktan mağdurenin saçlarından sürüklenerek ve yanında tanık ... olduğu halde götürülürken olay yerinden geçen ve sanığa müdahele etmeye çalışan kişilere karşın sanığın küfredip darp etmesi üzerine başkalarının müdahale edemediğine ve biraz sonra sanığın kendi evinden mağdereyi aynı şekilde zorla arabaya bindirerek mahalladen götürmesi ve ayrıca tanık ...'ın poliste ve mahkemedeki ifadelerinde ...'nin sanık ...'le giderken yanında bulunan telefonu yeğeni ... verdiğine ilişkin beyana göre, zorla götürülen mağdurenin telefonunu başkasına vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında sanığın her iki suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından sanık hakkında her iki suçtan verilen beraat kararı isabetli ve dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşmekte, iken reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından mahkûmiyeti gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. 18.04.2013
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.