Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Tüketici Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/2829 K.2017/3501
Özet: 1. Uyuşmazlık, davacı tarafından bankadan konut kredisi için yapılan haksız kesintilerin iptali ve 5.307,90 TL tutarında tahsilatı talep ettiği konudur. 2. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek 2.590,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsilini ve 1.269,06 TL'nin ıslah tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesini karara bağlamış, ancak verilmeyen vekalet ücretini eksik belirlemesini düzelterek 900,00 TL vekalet ücretinin ödenmesini sağladı.
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bankanın kendisinden haksız kesintiler yaptığını ileri sürerek, 2.590,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 5.307,90 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.590,00 TL'nin dava tarihinden, 1.269,06 TL'nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile 5.307,90 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Buna göre reddedilen kısım için yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasına 7. bent eklenmek suretiyle “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT’ye göre hesaplanan 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bankanın kendisinden haksız kesintiler yaptığını ileri sürerek, 2.590,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 5.307,90 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.590,00 TL'nin dava tarihinden, 1.269,06 TL'nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile 5.307,90 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Buna göre reddedilen kısım için yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasına 7. bent eklenmek suretiyle “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT’ye göre hesaplanan 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.