‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/952 K.2018/3865

Esas No: 2018/952 · Karar No: 2018/3865 · Karar Tarihi: 19.03.2018
Özet: Uyuşmazlık, sanığın iş yerini devrettiği iddiası ve bu iddianın kontrol edilmesiyle ilgili sorumluluğun belirlenmesi üzerine yürütülen nedenle ilgiliydi; mahkeme, sanığın suç işinde sorumluluğunu tespit edemediğini ve zararın tazmin edildiğini kabul etti. Mahkeme kararında sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi ve bu karar bozularak yürürlükten kaldırıldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma

HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında 2007 yılının ortalarına doğru iş yerini Sinan Meral ile Mehmet Boran'a devrettiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın savunmasında belirttiği kişilerin araştırılarak beyanlarının alınması, kolluk görevlileri aracılığıyla araştırma yaptırılması, kira, su ve tapu kayıtlarına ilişkin belgelerin temini ile suça konu iş yerinin suç tarihinde kimin sorumluluğunda bulunduğu kesin bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekçesiyle Dairemizin 04/05/2016 tarihli 2015/3112 Esas ve 2016/8356 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği ve bozma ilamına uyulduğu halde gereği yerine getirilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabüle göre de,
2- 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki; "abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar" hükmü uyarınca zararın tazmin edilmiş olması halinde ilgili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

Ancak, geçici bir dönemi kapsayan bu düzenleme nedeniyle verilen kararların 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen sanığın etkin pişmanlık hükmünden ikiden fazla yararlanamayacağına ilişkin sayı kısıtlaması kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kararların 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünden sanığın kaç kez yararlandığının denetlenmesine olanak sağlayan ve 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra kapsamında adli sicile kaydedilmesi gereken kararlardan olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, kararın bir örneğinin Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?