Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2648 K.2018/12412
Özet: Uyuşmazlık, sanık üzerinde hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından yargılanmış ve verilen hükümlerin temyiz edilmesini içeriyor. Mahkeme, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını maddi ceza karşılığında emanzet ederek reddetti ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmü geri bırakılmış eski hapis cezasını para cezasına çevirmeyi de Kabul ederek kararlarını bozdurdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 320 TL olan adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin C.M.U.K. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 06/11/2013 tarihinde kurulan hükümde hapis cezasına hükmedildikten sonra TCK'nın 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezasına çevrildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece ancak CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilecekken, sanığın tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında, bir imkan mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden, sanık hakkında ilk hükümle belirlenen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 50 ve 52. maddeleri uyarınca paraya çevrilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 320 TL olan adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin C.M.U.K. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 06/11/2013 tarihinde kurulan hükümde hapis cezasına hükmedildikten sonra TCK'nın 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezasına çevrildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece ancak CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilecekken, sanığın tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında, bir imkan mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden, sanık hakkında ilk hükümle belirlenen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 50 ve 52. maddeleri uyarınca paraya çevrilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.