Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2632 K.2018/13017
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Mahkeme, sanının 5237 sayılı 142/1-e maddesini ve TCK 141/1 maddesini göz önünde bulundurarak, mahkumiyeti BOZULMASINA karar vererek, sanığın hırsızlık suçunda cezayı koruma hakkını saklı tutmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın alınan savunmalarında, suça konu motosikleti müştekinin kendisine 250 TL karşılığında sattığını, motosikletin trafiğe borcu olması nedeniyle kaydını üzerine almadığını hatta satın aldığına dair arkadaşı ...’ın tanık olduğunu beyan ederek hırsızlık suçunu kabul etmemesi karşısında; sanığın beyanında geçen ...’ın tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
Kabule göre de,
2-Olay günü müştekinin plaja bıraktığı motosikletini çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı 142/1-e maddesinde düzenlenen ''Adet veya tahsisi veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında'' hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK'nın 141/1 maddesiyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 02/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın alınan savunmalarında, suça konu motosikleti müştekinin kendisine 250 TL karşılığında sattığını, motosikletin trafiğe borcu olması nedeniyle kaydını üzerine almadığını hatta satın aldığına dair arkadaşı ...’ın tanık olduğunu beyan ederek hırsızlık suçunu kabul etmemesi karşısında; sanığın beyanında geçen ...’ın tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
Kabule göre de,
2-Olay günü müştekinin plaja bıraktığı motosikletini çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı 142/1-e maddesinde düzenlenen ''Adet veya tahsisi veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında'' hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK'nın 141/1 maddesiyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 02/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.