Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2619 K.2018/12294
Özet: Tüm deliller incelendiğinde mahkeme, sanığın hırsızlık suçunu işlediğini kabul edip temyiz başvurusunu boşanarak önemli hukuki eksiklikleri göz ardı etmemesi nedeniyle, 25/09/2018 tarihli oy birliği kararla, 5320 sayılı yasa ve 1412 sayılı CMUK çerçevesinde, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hırsızlık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın daha önceden tanıdığı müştekinin çay ocağına giderek kullanmak amacıyla cep telefonunu alıp giderek bir daha getirmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, hırsızlık suçu yönünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanık ...'nın kazanılmış hakkının korunmasına, 25/09/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hırsızlık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın daha önceden tanıdığı müştekinin çay ocağına giderek kullanmak amacıyla cep telefonunu alıp giderek bir daha getirmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, hırsızlık suçu yönünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanık ...'nın kazanılmış hakkının korunmasına, 25/09/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.