Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2020 K.2018/7441
Özet: İçtihat Metni Asliye Ceza Mahkemesi 2018/7441 kararında, 19.04.2016 yargılamasında sanığın katılım isteksizliği nedeniyle tebliğnamedeki 1. numaralı hususun değerlendirilmediğini, 5237 sayılı TCK'nın 168/1-2. maddesine ilişkin etkin pişmanlık kriterlerinin gözden kaçırıldığını, dolayısıyla 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verip hükmü bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 19.04.2016 tarihli duruşmada, duruşmalara katılmak istemediğini açıkca beyan ettiğinin anlaşılması nedeniyle tebliğnamedeki (1) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda müştekinin zararının giderildiğine yönelik beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartılışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 19.04.2016 tarihli duruşmada, duruşmalara katılmak istemediğini açıkca beyan ettiğinin anlaşılması nedeniyle tebliğnamedeki (1) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda müştekinin zararının giderildiğine yönelik beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartılışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.