Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/1279 K.2017/1389
Özet: (1) Uyuşmazlık, 18 yaşından küçük bir çocuğun nitelikli hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası verilmesi ve bu kararın kanun yararına bozulması talebidir. (2) Mahkeme, çocuğun zorunlu müdafiiye haberinin olmadığı, karara tebliğin eksik olduğu gerekçesiyle hükmün kesinleşmediğini belirterek, kanun yararına bozma isteğinin reddine karar vermiştir.
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ... ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 31/03/2015 tarihli ve 2014/163 esas, 2015/263 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 26.12.2016 gün ve 94660652-105-27-13348-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan ...'nın 13.01.2017 gün ve 2016/402023 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre,
1- Suça sürüklenen çocuğa yüklenen hırsızlık suçunun 05/02/2014 tarihinde, gündüz vakti sayılan saat 12:15 sularında işlenmesine rağmen, gece vakti işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi tatbik edilmek suretiyle fazla ceza tayininde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları ... 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuk ... ...'nun kendisine müdafii atandığından haberinin olmadığı, yakalama emri üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 09.11.2014 tarihinde savunması başka bir müdafii huzurunda alınan suça sürüklenen çocuğun, yokluğunda verilen kararın mahkemece atanan ve son oturumda hazır bulunan zorunlu müdafiiye tefhiminin yeterli sayılarak gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğe çıkarılmaması nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından suça sürüklenen çocuğa gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre,
1- Suça sürüklenen çocuğa yüklenen hırsızlık suçunun 05/02/2014 tarihinde, gündüz vakti sayılan saat 12:15 sularında işlenmesine rağmen, gece vakti işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi tatbik edilmek suretiyle fazla ceza tayininde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları ... 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuk ... ...'nun kendisine müdafii atandığından haberinin olmadığı, yakalama emri üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 09.11.2014 tarihinde savunması başka bir müdafii huzurunda alınan suça sürüklenen çocuğun, yokluğunda verilen kararın mahkemece atanan ve son oturumda hazır bulunan zorunlu müdafiiye tefhiminin yeterli sayılarak gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğe çıkarılmaması nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından suça sürüklenen çocuğa gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.