Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/9363 K.2017/15016
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınmaması,
2-Çevredeki kamera görüntülerinden kolluk görevlileri tarafından suça sürüklenen çocuğun tespit edilerek yakalanması sonucu, el koymanın mümkün olduğu bir anda üzerinde bulunan suça konu telefonu kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde hırsızlık suçundan hakkında TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanması,
3-Sosyal inceleme raporu için harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle ödenen toplam 60 TL'nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine 19.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınmaması,
2-Çevredeki kamera görüntülerinden kolluk görevlileri tarafından suça sürüklenen çocuğun tespit edilerek yakalanması sonucu, el koymanın mümkün olduğu bir anda üzerinde bulunan suça konu telefonu kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde hırsızlık suçundan hakkında TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanması,
3-Sosyal inceleme raporu için harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle ödenen toplam 60 TL'nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine 19.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.