Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/16661 K.2018/6840
Özet: (1) Uyuşmazlık, 20/10/2015 tarihli hırsızlık kararı nedeniyle mahkumiyet kuran 13. Ceza Dairesi kararının, 11/11/2015 temyiz talebinde sürecin süresel ve içeriğe ilişkin hatalar nedeniyle geçersiz sayılması üzerine açılan temyizdosyasını kapsar. (2) Mahkeme, temyiz süresinin yanlış gösterilmesi, ceza tayininde eksiklikler ve Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen maddeye ilişkin hatalı uygulamaları dikkate alarak, kararın iptalini ve yeni bir mahkeme kararının belirlenmesini hükümletti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen 20/10/2015 tarihli hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin "tefhimden itibaren bir hafta" yerine ‘tefhim/tebliğinden itibaren 7 gün'' içinde olacağının belirtilmesi karşısında, 11/11/2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu demirlerin, müştekiye ait yapımı halen devam eden inşaattan çalındığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
2-Takdiri kıymet ve tespit tutanağı içeriğine göre; çalınan demirlerin hurda fiyatının 11 TL, satın alınması halinde ise 40 TL olduğunun belirtilmesi karşısında; sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK'nın 145. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 08/05/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen 20/10/2015 tarihli hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin "tefhimden itibaren bir hafta" yerine ‘tefhim/tebliğinden itibaren 7 gün'' içinde olacağının belirtilmesi karşısında, 11/11/2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu demirlerin, müştekiye ait yapımı halen devam eden inşaattan çalındığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
2-Takdiri kıymet ve tespit tutanağı içeriğine göre; çalınan demirlerin hurda fiyatının 11 TL, satın alınması halinde ise 40 TL olduğunun belirtilmesi karşısında; sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK'nın 145. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 08/05/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.