Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/16030 K.2018/4407
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karşılıksız yararlanma suçundan sorumlu sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ancak, 5237 sayılı TCK 168/5. fıkranın uygulanması ve 6352 sayılı kanunla ilgili hükümlerin adli sicilde kaydının zorunlu olması nedeniyle, temyiz itirazı sonucunda mahkeme kararının 27/03/2018 tarihinde tasfiye kabulüyle bozulduğu kabul edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- 6352 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra işlenen karşılıksız yararlanma suçları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin aynı kanun ile eklenen 5. fıkrasında zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davasının açılamayacağının öngörülmesi, katılan kurumun 09/06/2014 tarihli cevabi yazısı ve ekine göre sanığın kaçak kullanım bedelini soruşturma tamamlanmadan önce ödediğinin anlaşılması karşısında, kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden sanık hakkında 5271 sayılı CMK' nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi ve 6352 sayılı yasanın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- 6352 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra işlenen karşılıksız yararlanma suçları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin aynı kanun ile eklenen 5. fıkrasında zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davasının açılamayacağının öngörülmesi, katılan kurumun 09/06/2014 tarihli cevabi yazısı ve ekine göre sanığın kaçak kullanım bedelini soruşturma tamamlanmadan önce ödediğinin anlaşılması karşısında, kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden sanık hakkında 5271 sayılı CMK' nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi ve 6352 sayılı yasanın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.