Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/15147 K.2018/4992
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 13. Ceza Dairesi 2016/15147 E. dosyasını tarayarak, 2018/4992 K. tarafından temyiz edilen mahalli mahkeme kararının, suç eşyasının satın alınması veya kabulüyle ilgili delillerin yorumunu, TCK’nın 160. maddesinin kaybolmuş eşya kurallarına uymadığı gerekçesiyle “bozma” kararı vererek, hükümlerin “bozulmasına” karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın, telefonun oğlu tarafından bankın üzerinde unutulduğunu beyan ettiği, HTS kayıtlarının incelenmesinde ise suça konu telefonun aynı gün sanığa ait hat ile kullanılmaya başlandığı; suça konu telefonun çalındığına ilişkin delil de bulunmadığının anlaşılması karşısında eylemin TCK'nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın, telefonun oğlu tarafından bankın üzerinde unutulduğunu beyan ettiği, HTS kayıtlarının incelenmesinde ise suça konu telefonun aynı gün sanığa ait hat ile kullanılmaya başlandığı; suça konu telefonun çalındığına ilişkin delil de bulunmadığının anlaşılması karşısında eylemin TCK'nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.