Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/13442 K.2018/3810
Özet: Kısaca, Asliye Ceza Mahkemesi'ni tevkik eden mahkeme, 14/1-b kadlı hırsızlık suçunu TCK 142/2-d ile yanlış uygulayıp 2 yıl 6 ay hapis kararını, alt sınır 3 yıl hapis ve eizdeki değer‑zararı dikkate almadan verirken; bu hataların düzeltilmesi amacıyla mahkeme, 1412 sayılı CMUK'un ilgili maddesini ve 5320 sayılı yasayı baz alarak kararın BOZULMASINA son vererek, 19.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karara varmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın katılana ait parka halinde bulunan kilitli otomobilin kapısını zorlamak suretiyle açmak isterken yakalandığı, bu şekilde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK’nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılmış olması,
Kabule göre de,
2-TCK’nın 142/2-d maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 3 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeyerek takdir ve teşdiden sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilerek sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
3- Hırsızlık suçuna konu eşyaların değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın katılana ait parka halinde bulunan kilitli otomobilin kapısını zorlamak suretiyle açmak isterken yakalandığı, bu şekilde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK’nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılmış olması,
Kabule göre de,
2-TCK’nın 142/2-d maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 3 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeyerek takdir ve teşdiden sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilerek sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
3- Hırsızlık suçuna konu eşyaların değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.