Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/6121 K.2016/10243
Özet: Uyuşmazlık konusu: Suça sürüklenen çocuk tarafından evin önündeki motosikletin hırsızlanması ve ilgili usul‑yasal hataların bulunması; Mahkemenin sonucu: Mahkumiyet kararı bozulmuş, 5320 sayılı Yasa ile ceza süresi bakımından kazanılan hakkın korunmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: ... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kararın gerekçe kısmında “... suça sürüklenen çocuğun kesintisiz bir takip sonucu değil şüphe üzerine yakalanması nedeniyle hırsızlık eyleminin tamamlandığı....” kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında suça teşebbüs hükmünün uygulanması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye düşülmesi,
2-Suça sürüklene çocuğun, müştekinin evinin önüne her hangi sabit bir yere kilitlemeden bıraktığı motosikleti hırsızlaması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK' nın 142/1-e maddesinde tanımlanan tahsis ve kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuğun suça konu motosikleti olay yerinden çalıp hakimiyet alanına geçirdikten sonra sürükleyerek götürdüğü esnada devriye görevi yapan kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilmesi üzerine yakalandığının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılması,
4-Henüz müştekinin müracaatı olmadan şüphe üzerine durdurulan suça sürüklenen çocuğun motosikleti çaldığı yeri söyleyerek müştekiye teslim edilmesini sağladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'cnın 50/3. maddesi uyarınca aynı yasanın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 01.06.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kararın gerekçe kısmında “... suça sürüklenen çocuğun kesintisiz bir takip sonucu değil şüphe üzerine yakalanması nedeniyle hırsızlık eyleminin tamamlandığı....” kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında suça teşebbüs hükmünün uygulanması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye düşülmesi,
2-Suça sürüklene çocuğun, müştekinin evinin önüne her hangi sabit bir yere kilitlemeden bıraktığı motosikleti hırsızlaması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK' nın 142/1-e maddesinde tanımlanan tahsis ve kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuğun suça konu motosikleti olay yerinden çalıp hakimiyet alanına geçirdikten sonra sürükleyerek götürdüğü esnada devriye görevi yapan kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilmesi üzerine yakalandığının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılması,
4-Henüz müştekinin müracaatı olmadan şüphe üzerine durdurulan suça sürüklenen çocuğun motosikleti çaldığı yeri söyleyerek müştekiye teslim edilmesini sağladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'cnın 50/3. maddesi uyarınca aynı yasanın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 01.06.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.