‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/17728 K.2016/10055

Esas No: 2015/17728 · Karar No: 2016/10055 · Karar Tarihi: 30.05.2016
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan mahkum edilmesinin temyiz edilmesi ve yeniden yapılan yargılamada verilen hükmün bozulup tekrar teşmil edilip etmiydi; Mahkeme, sanığın temyiz isteğini kabul edemeyecek şekilde 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesine dayanarak kararını reddetti ve 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle kararı bozdu.
MAHKEMESİ: ... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ... ve ... ...’nın hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına ilişkin Mahkemenin 30.10.2008 gün ve 2007/281-2008/498 sayılı kararının sanık ... ... tarafından temyizi üzerine, ... Ceza Dairesinin 07.03.2014 gün ve 2011/20597-2014/4341 sayılı ilamı ile bozulmuş, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 325. maddesi gereğince bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ... ...’ya da teşmiline karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece bozmaya uyularak hükmü temyiz etmeyen sanık ... ...’ya teşmil edilerek verilen kararı sanığın temyiz isteğinin sirayetinin kabulü mümkün bulunmadığı cihetle ve sanık hakkında verilen ilk hüküm kesinleştiğinden, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak oyçokluğu ile REDDİNE, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ;
Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, temel bir insanlık hakkı olarak İHAS 6. ve 2709 sayılı Anayasa’mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.

Kanun yoluna başvurma hakkı da, savunma hakkının en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır.

Ayrıca; 7 No.'lu Ek Protokolün “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlıklı 2. maddesi uyarınca; kural olarak herkes aleyhine verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etme hakkına sahiptir.

5271 sayılı CMK'nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir.

5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK'un 305/son) maddesinde belirtilen istisnalar dışında, bütün nihai kararlar yâni hükümler temyiz kanun yolu denetimine tâbidir.

İstisna kapsamında kalan hükümler ise; kesindir.

Önceki hükmü temyiz etmeyen sanığın 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca sirayet sonrası ele alınan dava dosyasında aleyhine olarak verilen hükmü temyiz edemeyeceğine dair çoğunluk görüşü, İHAS'ın 6., 7 No.'lu Ek Protokol'ün 2. ve 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK'un 305/son) maddelerinin âmir hükümleri ile "istisnaların genişletici yoruma tâbi tutulamaması" ilkesi uyarınca kabule şayân değildir.

Bu sebeple, 17.06.2014 tarihinde verilen 4.000 TL. adli para cezasının temyizi kâbil olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?