Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/21585 K.2014/29473
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen cezanın usul ve cezai ölçüde hatalı olup olmadığıydı; Mahkeme, temyiz itirazını kabul ederek kararın bozulmasına karar verdi.
Tebliğname No: 13 - 2014/157846
MAHKEMESİ: Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/09/2008
NUMARASI: 2006/581 (E) ve 2008/642 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın tebliği sırasında sanığın Silivri Cezaevinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesi uyarınca tebliğ tarihinde serbest olmayan sanığa kararın okunup anlatılması gerekirken sadece tebliğ edilmesi ile yetinildiği, bu durumda yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve Mahkemenin 11.05.2010 tarihli ek kararının hukuken yok hükmünde olduğunun kabulüyle kaldırılarak sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın kapı ve camlarını kilitleyerek park etmiş olduğu aracının çalınmasından sonra terk edilmiş halde bulunduğunda, bagaj kilidinin sökük vaziyette olduğu ve sanık savunmasına göre aracın düz kontak yapıldığının anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı eylemin TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamında kalan suçu oluşturduğu halde TCK'nın 142/2-e maddesi ile uygulama yapılması,
2- Katılanın saat 22:00 sıralarında aracını evinin önüne park ettiği, sabah kalktığında aracının yerinde olmadığını beyan etmesi ve sanığın suçlamayı kabul etmemesi dikkate alındığında hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken, sanık hakkında TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması,
3- Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. E..'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/09/2008
NUMARASI: 2006/581 (E) ve 2008/642 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın tebliği sırasında sanığın Silivri Cezaevinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesi uyarınca tebliğ tarihinde serbest olmayan sanığa kararın okunup anlatılması gerekirken sadece tebliğ edilmesi ile yetinildiği, bu durumda yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve Mahkemenin 11.05.2010 tarihli ek kararının hukuken yok hükmünde olduğunun kabulüyle kaldırılarak sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın kapı ve camlarını kilitleyerek park etmiş olduğu aracının çalınmasından sonra terk edilmiş halde bulunduğunda, bagaj kilidinin sökük vaziyette olduğu ve sanık savunmasına göre aracın düz kontak yapıldığının anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı eylemin TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamında kalan suçu oluşturduğu halde TCK'nın 142/2-e maddesi ile uygulama yapılması,
2- Katılanın saat 22:00 sıralarında aracını evinin önüne park ettiği, sabah kalktığında aracının yerinde olmadığını beyan etmesi ve sanığın suçlamayı kabul etmemesi dikkate alındığında hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken, sanık hakkında TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması,
3- Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. E..'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.