‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/16753 K.2016/4223

Esas No: 2014/16753 · Karar No: 2016/4223 · Karar Tarihi: 14.03.2016
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların hırsızlık suçundan hüküm giymesi üzerine temyiz başvurusu ve ilgili cezai hükümler ile yargılama giderlerinin uygulanması konusundaki hatalı kararın düzeltilmesi talebi. Mahkeme, 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesini, TCK 53/1 maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmasını ve sanığın yargılama gideri olan 407,00 TL’nin kendi payına düşen miktarda sorumlu tutulmasını içeren kararını düzelterek onayladı.
Tebliğname No: 2 - 2013/73391

MAHKEMESİ: Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 16/01/2013

NUMARASI: 2012/624 (E) ve 2013/11 (K)
SUÇ: Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık ... ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeyerek 1 yıllık denetim süresinin belirlenmesi;
2- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında ise, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun uygulanamayacağı, buna karşılık aynı maddenin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri ile (c) bendindeki kendi altsoyu dışındaki kişiler bakımından velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin, (e) bendindeki hak yoksunluğunun ise uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanığın bizzat sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ..."nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 51/3. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümden "1 YIL” ibaresi çıkarılarak yerine “1 YIL 8 AY ” ibaresinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderlerinin sanıktan alınmasına ilişkin bölümler” çıkartılarak, yerine “sanığın kasten işlemiş olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ve (c) bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun kendi alt soyu bakımından uygulanmamasına,” ve ''sanığın yargılama gideri olan 407,00 TL'den kendi payına düşen miktarda sorumlu tutulmasına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA
B- Sanık ... ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklardan ... ...'nun suça konu araçları sanık ... ...'dan satın aldığını beyan ettiği, sanık ... ...'ın diğer sanık ... ...'nun belirttiği saatlerde dayısının torununun sünnet düğününde bulunduğunu belirterek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in suça konu araçların satışı konusunda sanık ... ile pazarlık yaptığına ilişkin bildirmiş olduğu tanık ... ise ... tanığı olması karşısında, sanık ... suç tarihinde katıldığını beyan ettiği düğün törenine ilişkin davetiyenin temin edilerek öncelikle düğün günü ve saatinin suç tarih ve saatiyle uyuşup uyuşmadığı belirlenip aynı saatlere denk gelmesi halinde bu düğüne ilişkin kamera görüntüleri mahkemece dosya içine getirtilip incelenerek sanık ... ...'ın suç tarih ve saatinde düğün töreninde olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?