Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/9063 K.2014/5033
Özet: Turhal Asliye Ceza Mahkemesi, 09/12/2010 tarihli 2009/695 (E) ve 2010/461 (K) numaralı hırsızlık davasında, mahkemenin eylemin “dini inanç ve duyguların istismar edilerek dolandırıcılık” kapsamında değerlendirilemeyeceğini, görevsizlik sebebiyle kararı bozmak gerektiği sonucunu, 18.02.2014 tarihinde oy birliğiyle beklenen hukuki koruma hükümleri uyarınca bozma kararını vermiştir.
Tebliğname No: 6 - 2011/196178
MAHKEMESİ: Turhal Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 09/12/2010
NUMARASI: 2009/695 (E) ve 2010/461 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü saat 15:30 sıralarında, sanıkların katılana “eşinde büyü var, eşinin emanetini getir” demeleri üzerine, katılanın iki adet altın bilezik ile iki adet çeyrek altını yerdeki bezin içine koyduğu, ardından sanıkların “bezi odana koy, bunun üzerine sabaha kadar yat” dedikleri, katılanın bezi odasına koyduğu, sanıklar gittikten sonra altınların yerinde olmadığını farkettiği şeklindeki eylemin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.04.2013 tarih 2012/6-1556 esas 2013/109 sayılı kararı uyarınca TCK'nın 158/1-a maddesinde yer alan dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar V.. P.., A.. P.. ile sanık A.. P.. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 18.02.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Turhal Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 09/12/2010
NUMARASI: 2009/695 (E) ve 2010/461 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü saat 15:30 sıralarında, sanıkların katılana “eşinde büyü var, eşinin emanetini getir” demeleri üzerine, katılanın iki adet altın bilezik ile iki adet çeyrek altını yerdeki bezin içine koyduğu, ardından sanıkların “bezi odana koy, bunun üzerine sabaha kadar yat” dedikleri, katılanın bezi odasına koyduğu, sanıklar gittikten sonra altınların yerinde olmadığını farkettiği şeklindeki eylemin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.04.2013 tarih 2012/6-1556 esas 2013/109 sayılı kararı uyarınca TCK'nın 158/1-a maddesinde yer alan dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar V.. P.., A.. P.. ile sanık A.. P.. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 18.02.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.