Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/8976 K.2013/20485
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı ve bu kararın temyizinde sanığın temyiz itirazlarının değerlendirilmesidir; (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını yerinde görülmemiş olarak reddederek hükmün tebliğnameye uygun olarak onanmasını ve 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin hafif değere ilişkin hükmünün uygulanmasında eksiklik nedeniyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs etmek
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın 04.05.2009 tarihinde yokluğunda verilen hüküm adresine 26.05.2009 tarihinde evde bulunmadığı için Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ve yasal süreden sonra karar temyiz edilmişse de, sanığın söz konusu tarihte Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşıldığından temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Müşteki ile tanık Mustafa Yılmaz'ın soruşturma aşamasında sanıkların ikiden fazla kişi olduklarına ilişkin beyanlarına karşılık kovuşturma aşamasında iki kişi olduklarına ilişkin beyanlarından başka suçun ikiden fazla kişi tarafından işlendiğine dair kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2011 tarih, 2011/356-272 E-K. sayılı kararı ile de açıklandığı üzere sanık hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyeceği, bu nedenle iddianamede uygulanması istenen 765 sayılı TCK'nın 65/3 maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma isteyen tebliğnamedeki görüşlere iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 765 sayılı TCK'nın 522. maddesinin pek hafif değere ilişkin hükmünün uygulanması sırasında, cezanın 1/2 oranından daha fazla indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın 04.05.2009 tarihinde yokluğunda verilen hüküm adresine 26.05.2009 tarihinde evde bulunmadığı için Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ve yasal süreden sonra karar temyiz edilmişse de, sanığın söz konusu tarihte Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşıldığından temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Müşteki ile tanık Mustafa Yılmaz'ın soruşturma aşamasında sanıkların ikiden fazla kişi olduklarına ilişkin beyanlarına karşılık kovuşturma aşamasında iki kişi olduklarına ilişkin beyanlarından başka suçun ikiden fazla kişi tarafından işlendiğine dair kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2011 tarih, 2011/356-272 E-K. sayılı kararı ile de açıklandığı üzere sanık hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyeceği, bu nedenle iddianamede uygulanması istenen 765 sayılı TCK'nın 65/3 maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma isteyen tebliğnamedeki görüşlere iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 765 sayılı TCK'nın 522. maddesinin pek hafif değere ilişkin hükmünün uygulanması sırasında, cezanın 1/2 oranından daha fazla indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.