Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/69 K.2012/11972
Özet: (1) Uyuşmazlık, A‑hükümlünün 2004/194 ve 2004/618 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeden kesinleşmesiyle ilgili olarak, ikinci bir hüküm kurularak bu kararın hukuki değerden yoksun olduğu iddiasına dayanıyor. (2) Mahkeme, ikinci hükmü “hükuken varlık kazanmayan” olarak nitelendirerek, temyiz davasını reddetti ve sanıkların zamanaşımı nedeniyle düşmesini kararlaştırdı.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelemesinde,
Hükümlü ... hakkında kurulan 23.11.2004 gün ve 2004/194 Esas 2004/618 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu sanıklar yönünden dosyanın iadesi üzerine hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'nın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 04/03/2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelemesinde,
Hükümlü ... hakkında kurulan 23.11.2004 gün ve 2004/194 Esas 2004/618 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu sanıklar yönünden dosyanın iadesi üzerine hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'nın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 04/03/2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.