Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/25558 K.2013/41697
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkumların hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dolayı verilen mahalli mahkeme kararının temyiz edilmesiydi; mahkeme, sanıkların eylemlerinin tamamlandığını ancak hatalı değerlendirme sonucu teşebbüs aşamasında kaldığını belirterek 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesini uygulamayı reddetti. Sonuç olarak, mahkemeye sunulan temyiz itirazları yerinde görülerek, mahkeme kararı bozuldu ve sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesiyle karar yeniden düzenlendi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Hırsızlık ihbarı üzerine olay yerine giden görevlilerce, mağdurun oturduğu apartmandan çıkan sanıkların yakalandıkları; emniyetteki işlemler devam ederken sanık ...'ın ağzına bir şey attığının görülmesi üzerine yapılan araştırmada, sanığın gizlemeye çalıştığı bu eşyanın mağdurun evinden çalınan yüzük olduğunun belirlendiği; ancak, mağdura ait daireden çalınan 100,00 TL tutarındaki paranın bulunamadığı anlaşılmakla; sanıkların eyleminin tamamlanmış olmasına karşın hatalı değerlendirme sonucu teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi ve kabule göre de, teşebbüs aşamasında kalan suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılamayacağının düşünülmemesi;
2) Sanıklar ... ve ...'ın suç tarihinde kayden sabıkasız oldukları; diğer sanık ...'ın sabıkasında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise yasal olarak sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağından kasıtlı suçtan verilmiş bir hükümlülük olarak değerlendirilemeyeceği; konut dokunulmazlığını ihlal suçunda, suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı gibi hırsızlık suçu bakımından da mağdurun zararının giderilmesi nedeniyle herhangi bir zararın kalmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle, sanıkların tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaate ulaşılarak tayin edilen cezaların ertelendiği; erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesine, 26/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Hırsızlık ihbarı üzerine olay yerine giden görevlilerce, mağdurun oturduğu apartmandan çıkan sanıkların yakalandıkları; emniyetteki işlemler devam ederken sanık ...'ın ağzına bir şey attığının görülmesi üzerine yapılan araştırmada, sanığın gizlemeye çalıştığı bu eşyanın mağdurun evinden çalınan yüzük olduğunun belirlendiği; ancak, mağdura ait daireden çalınan 100,00 TL tutarındaki paranın bulunamadığı anlaşılmakla; sanıkların eyleminin tamamlanmış olmasına karşın hatalı değerlendirme sonucu teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi ve kabule göre de, teşebbüs aşamasında kalan suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılamayacağının düşünülmemesi;
2) Sanıklar ... ve ...'ın suç tarihinde kayden sabıkasız oldukları; diğer sanık ...'ın sabıkasında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise yasal olarak sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağından kasıtlı suçtan verilmiş bir hükümlülük olarak değerlendirilemeyeceği; konut dokunulmazlığını ihlal suçunda, suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı gibi hırsızlık suçu bakımından da mağdurun zararının giderilmesi nedeniyle herhangi bir zararın kalmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle, sanıkların tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaate ulaşılarak tayin edilen cezaların ertelendiği; erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesine, 26/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.