‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/23814 K.2012/25865

Esas No: 2012/23814 · Karar No: 2012/25865 · Karar Tarihi: 03.12.2012
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: BozmaKimin lehine: Katılan
Uyuşmazlık
Katılan vekili, sanık hakkında verilen beraat kararının hırsızlık suçu kapsamında zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
Kaynak pasajlar (1)
  • Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine karar vermesi ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sonraki hükmün yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmaya hükmün temyiz davasına konu edilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile 1412 sayılı CMUK'un 317. madde uyarınca temyiz talebinin isteme aykırı olarak reddine dair verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2012 tarih ve 2012/243193 sayılı yazısı ile katılan vekilinin temyiz talebinin kabulü ile sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeni ile kararın bozularak düşme kararı verilmesi yönünde itirazda bulunduğu ve itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçe
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesi uyarınca öngörülen ceza türü ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 12.03.2002 tarihinden itibaren dolduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek önceki red kararının kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine karar verilmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
  • Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine karar vermesi ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sonraki hükmün yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmaya hükmün temyiz davasına konu edilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile 1412 sayılı CMUK'un 317. madde uyarınca temyiz talebinin isteme aykırı olarak reddine dair verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2012 tarih ve 2012/243193 sayılı yazısı ile katılan vekilinin temyiz talebinin kabulü ile sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeni ile kararın bozularak düşme kararı verilmesi yönünde itirazda bulunduğu ve itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
  • Yargıtay C. Başsavcılığının 08.11.2012 tarih ve 2012/243193 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkındaki Dairemizin 17.05.2012 tarih ve 2011/30765-2012/11656 Karar sayılı red kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
  • Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
  • Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Katılan vekili, sanık hakkındaki beraat kararının zamanaşımı nedeniyle bozulmasını talep etmiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi, suçun işlendiği tarihten itibaren genel dava zamanaşımı süresinin dolduğunu belirleyerek sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
  • Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine karar vermesi ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sonraki hükmün yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmaya hükmün temyiz davasına konu edilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile 1412 sayılı CMUK'un 317. madde uyarınca temyiz talebinin isteme aykırı olarak reddine dair verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2012 tarih ve 2012/243193 sayılı yazısı ile katılan vekilinin temyiz talebinin kabulü ile sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeni ile kararın bozularak düşme kararı verilmesi yönünde itirazda bulunduğu ve itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
  • Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
  • Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
1412 sayılı CMUK m. 317765 sayılı TCK m. 492/10-son765 sayılı TCK m. 102/4765 sayılı TCK m. 104/21412 sayılı CMUK m. 3255320 sayılı Yasa m. 8/11412 sayılı CMUK m. 3225271 sayılı CMK m. 223/8
Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan beraatına ilişkin Eğil Asliye Mahkemesince verilen 29.09.2006 tarih 2006/236 ve 2006/303 sayılı hükmün katılan vekili ve sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2012 tarih ve 2011/30765-2012/11656 sayılı ilamı ile sanık hakkında 06/04/2005 tarih 2002/90 Esas ve 2005/82 Karar sayılı önceki hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine karar vermesi ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sonraki hükmün yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmaya hükmün temyiz davasına konu edilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile 1412 sayılı CMUK'un 317. madde uyarınca temyiz talebinin isteme aykırı olarak reddine dair verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2012 tarih ve 2012/243193 sayılı yazısı ile katılan vekilinin temyiz talebinin kabulü ile sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeni ile kararın bozularak düşme kararı verilmesi yönünde itirazda bulunduğu ve itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay C. Başsavcılığının 08.11.2012 tarih ve 2012/243193 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkındaki Dairemizin 17.05.2012 tarih ve 2011/30765-2012/11656 Karar sayılı red kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
1-Sanık ... müdafi tarafından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Önceki hükmü temyiz etmediği halde, 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi gereğince lehe bozmadan yararlandırılmasına hükmedilen sanık yönünden, sanık ... müdafiinin, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, bu konudaki isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Katılan vekili tarafından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/10-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?