Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/22896 K.2013/38145
Özet: 23 – ASLIYE CEZA MAHKEMESİ, 13. Ceza Dairesi 2012/22896 ve 2013/38145 vakalarında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlali nedeniyle hüküm süren sanıkların, mahkemeye sunulan tanık ifadeleri ve delillerin 5237 sayılı yasanın 149/1-c-d-h maddesine uygun olarak yaptıkları eylemin yağma suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle, mahkumiyet kararının temyizinde, mahkemenin müeyyini dikkate alınarak hüküm Bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü saat 05:00 sularında tanık ...'ın oğlu olan katılanın büfesinden sesler geldiğini duymasıyla dışarıya çıktığında büfenin camlarının kırık olduğunu görüp büfeye doğru gittiğinde büfenin içinde 2 kişiyi gördüğünü, içeriye girince iki şahsın da kendisinin üzerine yürüyerek iteklediklerini ve kaçmaya çalıştıklarını, şahıslardan ....'ı kaçmaması için kucakladığını ancak ....'ın parmağını tutması sebebiyle daha fazla tutamadan kaçtıklarını, şahısların araca binip olay yerinden uzaklaştıklarını belirttiği, tanık .... hakkında olay sebebiyle sol el parmağında ödem oluştuğuna dair rapor düzenlendiği, katılanın yaptığı tespitte kasadaki 2.750,00 TL'nin çalındığını fark ettiği anlaşılmakla, sanıkların eyleminin 5237 sayılı yasanın 149/1-c-d-h maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü saat 05:00 sularında tanık ...'ın oğlu olan katılanın büfesinden sesler geldiğini duymasıyla dışarıya çıktığında büfenin camlarının kırık olduğunu görüp büfeye doğru gittiğinde büfenin içinde 2 kişiyi gördüğünü, içeriye girince iki şahsın da kendisinin üzerine yürüyerek iteklediklerini ve kaçmaya çalıştıklarını, şahıslardan ....'ı kaçmaması için kucakladığını ancak ....'ın parmağını tutması sebebiyle daha fazla tutamadan kaçtıklarını, şahısların araca binip olay yerinden uzaklaştıklarını belirttiği, tanık .... hakkında olay sebebiyle sol el parmağında ödem oluştuğuna dair rapor düzenlendiği, katılanın yaptığı tespitte kasadaki 2.750,00 TL'nin çalındığını fark ettiği anlaşılmakla, sanıkların eyleminin 5237 sayılı yasanın 149/1-c-d-h maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.